Küçük bir kasabada büyük direniş -Sinan Cudi
CEZAA25.08.2014 12:36:50
Cezaa, Suriye Irak sınırından 10 kilometre içeride bulunan küçük bir kasaba. Bu küçük kasaba birçok açıdan stratejik bir mevkii. Bölgede YPG ile işbirliği yapan ve Özerk Rojava yönetimine dahil olmayı seçen Arap Şemmar aşiretinin sınırı olan Cezaa, Rojava Kürdistan'ının Derik bölgesinin korunması için bir ön karakol rolü de oynuyor.
Suriye ve Rojava Kürdistan'ının büyük bir bölümünde yerleşim yerleri (köy ve kasabalar) arasında büyük insansız bölgeler bulunduğundan bir şehir merkezinde kurulan hakimiyet farklı noktadaki bir merkeze kadar olan tüm bölgenin de hakimiyetinin ele geçirilmesi anlamına geliyor. Bu anlamıyla Cezaa'nın IŞİD tarafından ele geçirilmesi Cezaa'nın kuzey ve kuzey doğusunda bulunan birçok küçük Arap köyünün tehlike altında girmesini beraberinde getirecektir. Bu bölgelerde yaşayan Şemmar aşireti üyelerinin IŞİD tehdidi karşısında göç ederek bu bölgeyi bırakması ihtimalinin güçlü olması, IŞİD'in Til Koçer'e kadar bir engelle karşılaşmadan ilerlemesi anlamına gelecek.
Fakat Cezaa'nın stratejik konumu bununla sınırlı değil. IŞİD'in Musul'u ele geçirmesi ardından Şengal'e saldırma olasılığının görünür olması Cezaa'nın sınırın Irak tarafından da saldırı altında kalacağı öngörüsünü doğurmuştu. Bu bölgenin KDP peşmergeleri tarafından denetleniyor olması güven verici bir etken olsa da, Şengal'e yönelik 3 Ağustos günü başlayan çete saldırısına direnmeyen peşmergelerin geri çekilişi ile Cezaa da aynı anda birçok cepheden kuşatma altına alınmış oldu.
Bu gelişme Cezaa'yı sadece Rojava için değil, Şengal bölgesi için de stratejik bir nokta haline getirdi. Nitekim Zummar'ın düşmesi ardından Şengal halkının Başur ve Rojava Kürdistanı'yla tek bağlantı noktası konumundaki Rabia kasabasının da IŞİD çetelerinin saldırısına maruz kalmış olması bu bölgeyi daha stratejik bir nokta haline getirdi.
Rabia'ya saldırıyla birlikte Şengal halkının kuşatma altına alınmaya çalışılması bir güvenlik koridorunun açılması zorunluluğu yaratmış, bu noktada Şengal dağının Suriye-Irak sınırına en yakın bölgesi konumundaki Cezaa'nın önemi daha da artmıştı. 4 Ağustos gününden itibaren YPG bu bölgeden Şengal dağına giden bir yol açmak için çatışmalara girdi. Sinûn ve Dugura gibi bölgelerde IŞİD çeteleriyle şiddetli çatışmalara giren YPG, bu sayede Şengal dağına ulaştı ve geçtiği yolları güvenlik altına alarak Şengal dağına sığınan onbinlerce insan için çok önemli olan koridoru oluşturdu.
Musul ardından bölgede yayılarak hakimiyetini pekiştirmeye çalışan IŞİD'in Şengal'i büyük bir katliam için kuşatmaya almak istediği herkesin ortaklaştığı bir nokta. Korku ve terörü pazarlayarak, adeta bir şiddet pazarı yaratarak yayılan IŞİD, Şengal'de kafir ilan ettiği yüzbinlerce insanı katlederek bölgeye büyük bir korku yaymayı öngörüyordu. Bu katliam ardından gittiği, ilerlediği tüm bölgelerde direnişle karşılaşmadan; ya yaşanacak ani göçler nedeniyle boş alanlara, ya da tümüyle biat eden topluluklara hükmederek harita üzerindeki siyah noktaları çoğaltmayı düşünüyordu.
Hem Rabia'da gerçekleştirilen direniş hem de Cezaa'dan bölgeye yapılan müdahalenin IŞİD'in Şengal'i kuşatma altına alma planına vurduğu darbe bu anlamıyla çok önemliydi. Musul ve çevresindeki birçok bölgeyi direnişsiz ele geçiren, bir gecede Şengal ve Zummar gibi oldukça büyük merkezlere ulaşarak yerleşen IŞİD'in birkaç kasabadaki direnişe takılması, yıldırım taktiğiyle ilerleme sağlayan çetelerin saldırı gücünü zayıflattı.
Hem bu planın boşa çıkartılmasında, hem ağır kayıplar verdirilmesinde, hem de Rojava ve Güneyde karşısında durma irade ve gücünü gösteren YPG'yi yenilgiye uğratma bu anlamıyla IŞİD açısından oldukça önemli. Cezaa saldırısının bu denli şiddetli olmasının ardında yatan nedenlerden biri de bu.
Bu amaçla 19 Ağustos gece saat 02.00'da başlayan Cezaa saldırısı bugün yedinci gününde. Daha önce YPG tarafından yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere IŞİD çeteleri Haseke'ye bağlı Hol, Der'a Zor ve Irak'ın değişik noktalarından getirdiği takviye güç ve ağır silah desteğiyle 7 gündür Cezaa'yı ele geçirmeye çalışıyor. Son 6 gün boyunca yaptığı tüm saldırıları püskürtmeyi başaran YPG'nin direnişini kırmakta oldukça ısrarlı olan IŞİD çeteleri bu bölgelerdeki takviye güçlerinin bitmesi ardından Rakka bölgesinden takviye güç ve ağır silah desteği istediği bildiriliyor. Özellikle Tabqa askeri üssünün ele geçirildiği göz önüne getirildiğinde bu desteğin gelmesinin gecikmeyeceği de öngörülebilir.
Açıkçası savaş ortamında yer almamış, savaşı film ve kimi küçük çaplı silahlı kavgalarla tanıyanlara savaş ortamının yakıcılığını anlatmak zor. Bu anlamıyla Cezaa saldırılarının şiddetini, yine karşısında gelişen direnişin inanılmazlığını anlatmak da mümkün değil. Bu nedenle savaşın tarifini yapmaktansa olası sonuçları üzerine dikkat çekmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Bu nedenle şu gerçeğin altını bir kez daha çizmekte fayda görüyorum: IŞİD'in Şengal'i kuşatma planları sonlanmış, Şengal dağında ve çevresindeki köylerde yaşama tercihinde bulunan Êzidîlerin ihtiyaçları karşılanmış değil. Bu açıdan HPG ve YBŞ güçlerinin ancak güvenlik sorununu çözebildiği Şengal'de halen binlerce insan ciddi bir tehditle yüz yüze. Bir yandan Şengal kuşatmasını tamamlamak isteyen IŞİD'in katliam tehdidi, diğer yandan güvenlik koridorunun kapatılmasıyla ortaya çıkacak açlık tehdidi. Ve bu tehdidin önünde şu anda Cezaa'da çok sınırlı imkanlarla direnmeye çalışan birkaç yüz YPG savaşçısı dışında hiçbir engel yok.
0 yorum:
Yorum Gönder