Gezi direnişi sırasında Eskişehir'de Haziran 2013'te saldırıya uğrayan ve 38 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Ali Korkmaz cinayeti ile ilgili dava gergin başladı. Taksim Dayanışması adına adliye önünde bir açıklama yapan Ali Çerkezoğlu, "Bu dava üç beş ağacın davası olmakla birlikte diktatörlüğe karşı verilen bir mücadeledir. Katilleri ve katilleri koruyanlardan, 'destan yazdı' diyenlerden hesap sormak için buradayız" dedi.
"Güvenlik" gerekçesiyle Eskişehir'den Kayseri'ye alınan davanın ilk duruşması bugün başladı. Dava öncesi olağanüstü polisiye önlemler alındı. 2 bin dolayında polis, 3 TOMA aracı ve bir helikopter adliye önünde görevlendirilirken, kent dışından davayı izlemeyen gelenlerin otobüsleri durdurularak, yolcular arandı.
Davada biri polis olmak üzere 5'i tutuklu 8 kişi "kasten adam öldürmek" ve "Bu suçu kolaylaştırmak" suçlamalarıyla 10 yıldan ömür boyu hapse varan cezalarla yargılanıyorlar.
Duruşma başlamadan önce ÇHD'li avukatlar ve gazetecilerin salona alınması sırasında zaman zaman gerginlikler yaşandı. Korkmaz'ın ailesi salona alkışlar arasında alındı.
Duruşmayı BDP'liler, HDP milletvekili Levent Tüzel ve ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ile aralarında Sezgin Tanrıkulu ve İlhan Cihaner'in de olduğu CHP'liler de izliyor.
Elindeki fotoğraf ile sanıkların karşısına oturan Anne Korkmaz, "Nasıl kıydınız oğluma? Ne yaptı size, ırzınıza mı girdi, çocuklarınızı mı dövdü? Annelerinizin yüzüne nasıl bakıyorsunuz?" diye bağırdığı duyuldu. Anne Korkmaz, elindeki oğlunun çerçeveli büyük fotoğrafını sanık polisin suratına tutarak, "Oraya değil buraya bak, çocuğum var derken gözlerimin içine bak" diye konuştu.
UZMAN ÇAVUŞUN SALONA GİRMESİ GERGİNLİK YARATTI
Duruşma salonuna silahlı olduğu belirtilen bir uzman çavuşun salona girmesi üzerine avukatlar uzman çavuşun etrafını sardı ve kimlik tespitini istedi. Salonda çıkan arbede ardından İbrahim Kahraman isimli uzman Çavuş, polisler tarafından "avukat" denilerek salondan çıkarıldı. Bu sırada Ali İsmail Korkmaz in ablası salondaki gerginlik nedeniyle bayıldı.
İki avukat ve CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu'nun şahitliğinde polisler tarafından yapılan aramada uzman çavuşun üzerinde silah çıkmadığı belirtildi.
Uzman Çavuş, sanıklardan Mevlüt Saldoğan’ın teyzesinin oğlu olduğunu ve davayı izlemek için geldiğini söyleyerek, üzerinde silah olmadığını savundu. Konuya ilişkin bir açıklama da Kayseri Valisi Orhan Düzgün'den geldi. Vali Düzgün twitter hesabından yaptığı açıklamada "Duruşmayı izlemeye gelen avukatlardan birisi salondaki izleyicilerden birinin cebindeki sert cismi (cep telefonu) silah sanmıştır. Duruşma salonunda bazı kişilerin üzerinde silah bulunduğuna ilişkin bilgiler doğru değildir" dedi.
Olağanüstü önlemler altındaki duruşma, gergin ve tartışmalar arasında başladı. Polisler sanıkların önünde, jandarmalar ise arkalarında barikatlar oluşturdu. Daha sonra müdahil avukatlar usule ilişkin söz aldı. Bütün avukatların sözlerine "Gezi direnişi" diye başlaması dikkat çekti.
Eskişehir Baro Başkanı, "Polis gaz sıkmasaydı, Ali İsmail o sokağa kaçmaz, öldürülmezdi. Bu çok önemli, Vali bizi dinlemedi, sorumludur. Bütün halkın, herkesin Ali İsmail'e borcu var, adil bir yargılama istiyoruz" dedi.
ADLİYE ÖNÜNDE EYLEM
Bu arada Ali İsmail Korkmaz davası için Kayseri'ye gelen HDP İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel, adliye önünde bir açıklama yaptı. Tüzel, "Sanıklar sadece burada olanlar değil. Haziran'da insanların uzuvlarını kaybetmesine sebep olanlar, direnişçileri tutuklayanlardır. Asıl olarak bunların hesap vermesi gerekiyor. Memurunu koruyan devlet, 'arkadaşları öldürdü' diyen Eskişehir Valisi de sorumlu" dedi. Yeni katliamlar, ölümler olmaması için adaletin sağlanması gerektiğini ifade eden Tüzel, adalet için mücadele edeceklerini dile getirdi.
Taksim Dayanışması adına konuşan Ali Çerkezoğlu da, Gezi direnişine değinerek, Taksim Dayanışması'nın davasının Ankara, Antakya, İzmir ve Türkiye'nin değer illerinde hayat bulduğunu söyledi. Çerkezoğlu, "Bu dava üç beş ağacın davası olmakla birlikte diktatörlüğe karşı verilen bir mücadeledir. Katilleri ve katilleri koruyanlardan, 'destan yazdı' diyenlerden hesap sormak için buradayız" dedi.
HDP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eşbakan Adayı Pınar Aydınlar, "Biz halkın adaletine, mücadelesine inanıyoruz. Haziran'da ortaya çıkan tarihi direnişte Ali İsmail'e atılan kurşun, Ahmet'e, Ethem'e atılan kurşun hepimize atılmıştır. Zulmün olduğu her yerde isyan etmek meşruysa, isyanımızı sürdüreceğiz" dedi.
0 yorum:
Yorum Gönder