AKP iktidarı döneminde temel davaların çoğunluğu güvenlik gerekçesiyle farklı kentlere nakledildi. Yargının "güvenlikli" olduğu gerekçesiyle davaları taşıdığı Eskişehir de sonunda "güvenliksiz" ilan edildi.
Her fırsatta "güvenlikli", "özgürlükçü" "huzurlu" ve "barışçıl" politikalarından dem vuran AKP iktidarı, hukukun temeli olarak ifade edilen "Adalet" için neredeyse güvenli kent bırakmadı. Diğer bir ifadeyle AKP iktidarında oluşturulan adalet anlayışına göre aralarında büyük metropollerin de olduğu çok sayıda kent aslında "güvenlikli" değil.
Güvenlik gerekçesiyle taşınan davalar dikkate alındığında İstanbul, Amed, Hakkari, Mardin, Şırnak, Van, Şırnak, Muğla, Eskişehir ve Sivas "güvenli" değil.
Bunlar arasında Eskişehir bir çok davada devlet sorumluluğunun aklandığı bir kent olarak öne çıktı. Ancak en son Ali Korkmaz davasında Eskişehir'in "güvenliksiz" kent ilan edildi. Gezi direnişi sırasında Eskişehir'de Haziran 2013'te saldırıya uğrayan ve 38 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Ali Korkmaz cinayeti, güvenlik gerekçesiyle Kayseri'ye alınmıştı. Güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e taşınan diğer davaların nasıl "güvenlikli" olacağı ise izah edilmeyi bekliyor
Zira, Amed’in Lice İlçesi'nde 22 Ekim 1993 tarihinde çıkan olaylarda dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hayatını kaybettiği olaylara ilişkin dava, 28 Ocak günü Yargıtay tarafından Eskişehir'e nakledilmişti.
Korkmaz ve Lice Katliamı davaları dışında nakledilen davalar arasında Uğur Kaymaz, Şerzan Kurt, Muş Bulanık, Mete Sayar, Musa Çitil, Çaldıran Katliamı, Altınova Katliamı ve Nezir Tekçi davaları dikkat çekiyor.
Metin Göktepe davası güvenlik gerekçesiyle İstanbul'dan Afyon'a, Şırnak’ın Silopi ilçesinde 20 yıl önce 6 köylünün Jandarma tarafından gözaltına alındıktan sonra kaybolduğu gerekçesiyle dönemin Şırnak 23.Jandarma Sınır Tugay komutanı Tuğgeneral Mete Sayar ve 5 asker hakkındaki dava aynı gerekçeyle Ankara'ya nakledilmişti.
İstanbul’da 12-15 Mart 1995’te 17 kişinin hayatını kaybettiği Gazi Katliamı davası “güvenlik” gerekçesi ile Trabzon’a, Hakkari'de 23 Nisan 2009’da DTP’nin kapatılmasını protesto gösterisinde 16 yaşındaki Seyfullah Turan’ın kafasına silah dipçiğiyle vurarak ağır yaralayan özel harekat polisi Bahadır Turan hakkında açılan dava Isparta’ya taşındı.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Yekmal (Aşağı Ölçek) köyünde çobanlık yaparken askerler tarafından 1995’te bir grup köylüyle birlikte gözaltına alındıktan sonra katledilen Nezir Tekçi’ye ilişkin dava Eskişehir’e alındı.
Muğla’da 2010’da üniversite öğrencisi Şerzan Kurt’u katleden ve hakkında “Olası kastla adam öldürme” suçundan iddianame hazırlanan polis Gültekin Şahin’e ilişkin açılan dava Eskişehir’e gönderildi.
“Çaldıran infazları” olarak bilinen 7 Ekim 2009’da Van'ın Çaldıran ilçesinde lise öğrencisi İbrahim Atabay ile 2 HPG gerillasının infaz edilmesi ile ilgili dava Ankara’ya taşındı.
Mardin'in Derik İlçesi’nde 1992-1994 yılları arasında 13 sivili infaz ettiği belirtilen Ankara İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Musa Çitil’in davası Çorum’a nakledildi.
2004’te babasıyla beraber polis ve özel harekat timleri tarafından 12 yaşında 13 kurşunla babası Ahmet Kaymaz ile birlikte katledilen Uğur Kaymaz’ın davası, Mardin’den Eskişehir’e taşındı.
“Altınova davası” olarak bilinen Muş’un Korkut ilçesine bağlı Vartinis (Altınova) beldesinde 1993 yılında askerler tarafından 9 Kürdün yakılarak katledilmesine ilişkin açılan dava “güvenlik” gerekçesi ile Kırıkkale’ye alındı.
1993’te Görümlü beldesinde bir baba-oğul (Hamdo ve Hikmet Şimşek), köy imamının (İbrahim Akıl) da bulunduğu 6 köylünün jandarma tarafından gözaltında alındıktan sonra kaybolmasıyla Şırnak'ta açılan dava, Ankara’ya nakledildi.
Sivas katliamı davası da güvenlik gerekçesiyle Sivas'tan Ankara'ya nakledilmişti.
0 yorum:
Yorum Gönder